Malumunuz üzere diyetteyim epey de kilo werdim ama daha uzun bir yol war gecenin bu wakti midem açlıktan isyan bayrağını çekmişken aklıma saçma sapan bi tarif geldi.Aslında bunun bi benzerini yan komşumuz söylemişti ama Tılsım ben sana tarif werdim manyaklık et demedim derdi eminim birazdan yayınlayacağım fotoğrafı gördüğünüzde.Tarif şöyle soğuktan donmuş zawallı kepek ekmeklerini ew yapmı yoğurtla yumuşattım üzerine peynirleri yerleştirdim (ufalanmış peynire bayılırım öhöm :) ) We son olarak ta en sewdiğim tek faworim olan baharatı yani kekiği serptim 3 dilim yedim pişmanım yemez olaydım ne wardı 2 dilim yiyeydin değil mi ? DEĞİL !
NOT: Demin tartıldım bunlar bana 600 gr mal olmuş ama 2 saat sonra yürüyüşe gidicem eritirim nasılsa :) Makarna yesem 400 gr alıyorum yalnız bu da ilginç :)
30 Temmuz 2012 Pazartesi
20 Temmuz 2012 Cuma
Wazgeçemem...
Wazgeçemem yarım kaldı canım diyemem...
15 Temmuz 2012 Pazar
İşte ben böyle bir hal içindeyim :)
Merhaba arkadaşlar.İki gündür bunaltıcı sıcaklar yüzünden bilgisayarı açmaya bile erinir oldum.Ama yine de bir kaç fotoğraf çekmeye çalıştım.:) Dün akşamüstü saatlerinde çok sewdiğim manevi abimle buluştuk.Sohbet ettik.Uzun zamandır görüşmüyorduk iyi oldu.İsterseniz çalıştığım derslerin resmiyle başlayıp diyet yemeğimin resmiyle devam edip güzel bir hediyeyle bu yazıyı sonlandıralım ne dersiniz ? :)
Daha önce bahsettiğim üzere açık öğretim de dewam ediyorum eğitimime bunlar da hukuk çalışırken ki görüntüler Biraz dağınık çalışırım ben :))
Weee en güzelini sona sakladım :) Abimle mağazaları gezerken gözümüz Koton da bu kolyeye takıldı.Abim de bu güzel kolyeyi bana hediye etti.Gerçekten çok mutlu oldum :) Benim kalpli şeylere düşkünlüğüm war biraz.Okuldayken de çoğu arkadaşım bana aşk kadını derdi.:)Bu uğurda az şiirler yazmadım :)Bu güzel kolyeyi hediye ederken umarım hakeden bi insan o anahtarla kalbinin kilidini açar dedi gerçekten duygulandım :) Aynı okuldan 3 senedir çıktığım bir erkek arkadaşım war. Aslında bahsetmek istemiyodum ama içimden geldi.Çok üzdü,çok kırdı ve anladım ki kalbin sahibi hiçbir zaman o olamayacak...
Neyse umarım yazımı beğenmişsinizdir :)
Daha önce bahsettiğim üzere açık öğretim de dewam ediyorum eğitimime bunlar da hukuk çalışırken ki görüntüler Biraz dağınık çalışırım ben :))
Uyumadığım gecenin sabahında yaptığım sabah kahwaltısı :) İki dilim kepek ekmeği arasına peynirle yapılmış tost.Üzerinde kesinlikle yağ yok :) Tost makinesi olmadığı için tavada küçük bir tabakla bastırıyorum ben normal tostlar içinde deneyebilirsiniz.Wee çayım şeker den kısamıyorum ben en az 2 küp şeker atıyorum canım sağolsun:)

Diyet görüntüsüne aykırı biliyorum ama 2 saatlik bir akşam yürüyüşü ile yemek yemeyerek telafi ettim :))) Gerçektennnn :))
İçtiğim en güzel limonatalardan biriydi biraz ekşiydi ama ne yapalım :)
Neyse umarım yazımı beğenmişsinizdir :)
10 Temmuz 2012 Salı
Taze meywe tabağı (:

Merhaba arkadaşlar bugün size geçmiş zamanlarda yaptığım meyve tabağını göstermek istedim.Aslında meyveyle hiç aram yok hatta hiç sewmem dedenilebilir ama bu misafirlere meyve çıkarmayacağım anlamına da gelmez tabi ki :)
Bu ikinci tabağı da anneme süpriz olarak hazırlamıştım.Şekilleri ise kurabiye kalıbıyla yaptım.Umarım beğenmişsinizdir. :)
Bir tutam şiir
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
... Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş TILSIMını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...
Ahmet ARİF
Bu güzel şiirle hepinize iyi geceler :)
Dipsiz kuyulara,
Akan yıldıza,
Bir kibrit çöpüne varana,
Okyanusun en ıssız dalgasına
... Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş TILSIMını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamlardan,
Bir kadeh, bir cıgara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...
Ahmet ARİF
Bu güzel şiirle hepinize iyi geceler :)
Bugün Ben...
Merhaba arkadaşlar.Bugün canım biraz sıkkın olduğu için sabahın ilk saatlerinde yürüyüşe çıktım.Sizlere fotoğraflamak isterdim ama o kadar moralim bozuktu ki 2 saatlik yürüyüş yolunu 45 dakikada bitirip aynı sinirle bi kere daha yürüdüm.Yine de herşeye rağmen bazı şeyleri olumlu düşünmeye çalışıyorum.Moralimi bozan sebebi buraya yazmak istemiyorum çünkü moralimi bozan insan ilerki yıllarda hayatımda olmayacağı ve bu blog benim için daimi kalacağı için hatırlamak istemiyorum.Ama yine de büyük konuşmamak lazım tabiki.Yaklaşık bir iki aydır diyetteyim.Tam uyduğum söylenemez ama yine de 6 kilo verdim.Ama bu sabah kendimi şımartarak sabah fırından çıkmış sıcacık bir simit aldım ve denize bakarak uzun uzun yürüyordum ta ki simitin kalorisini hatırlayana kadar :)) Yürüyüş yolumun sonunda burda bir iskele daha var ben yürüyüşe her gittiğimde sabahları daha doğrusu bu iki gündür ordan taş topluyorum.Sıradan basit taşlar.O gün moralim bozuksa koyu renkli taş seçiyorum.Benim bi huyum vardır insanları birden hayatımdan atamam bende bu yöntemi seçtim yavaş yavaş çıkarıcam hayatımdan o taşlara her baktıkça da bana yaptıklarını anımsıycam.Bir gün hayatımdan çıkmış ve acı vermekten vazgeçmiş olurlarsa da topladığım bütün taşları denize geri atıcam.Bu bana iyi gelicek biliyorum.Sizin de moralinizin çok bozuk olduğu anlarda kendi kendinizi terapi etmeniz için uyguladığınız yöntemler war mı ? Cevaplarınızı bekliyorum :)
9 Temmuz 2012 Pazartesi
Kendime yolculuk
Merhaba arkadaşlar.Blogta ilk yazımı aylar önce yazmıştım ve devamı gelmemişti.Düzenli yazabileceğime söz veremiyorum ama denemeye değer değil mi ? :) İlk yazımda kendimi tanıtmadığımı fark ettim kısaca kendimi tanıtayım.Adım Tılsım diyelim (:.22 yaşındayım.İşsiz güçsüz avare bir gencim :) 5 yaşında başlayan okul hayatım 15 yaşında lise ile dewam etmiş bu kız çok zeki nereleri kazanır neler yapar demişler de 15 yaşından sonrasını bir türlü getirememişler.Liseyi ufak yaşta bitirdim.Konservatuar'ı denedim hedefim bu değildi ama müzik yolunda ilerlemeliydim buna inanıyodum.Bi çok kere sınavlara girdim başarılı olamadım.Başarı kadar başarısızlığı kabullenmek te bir erdem ama değil mi ? :) 2 senelik bir okulu kazandım annem yaşın ufak ne işin var 18 ini bekle diye yollamadı canı sağolsun :) Kıbrıs yüzde 50 burslu kazandım ailecağızımın diğer üyeleri destek çıkmadı olsunn :)Hem mecburlar mı neyse:) En son Burdur Mehmet akif ersoy üniversitesi Büro yönetimi ve sekreterlik bölümünü kazandım gidiyorum güle güle dedim ve gittim. Aslında amaç bu bölümü okumak değildi adeta bi kaçıştı.Kaçtım mutluyum:)Bu bölümü bitirdikten sonra yine boş boş zaman harcadım çünkü ne yapacağımı,nereye gideceğimi,nasıl dewam ediceğimi bilmiyodum bilmek te istemiyodum açıkçası.Derken açık öğretim İşletme 3. sınıfa kaydoldum.Seni yansıtıyomu Tılsım bu bölüm derseniz alakası bile yok.Ben müzik aşığıyım,edebiyata aşığım,şiir yazmaya aşığım.Ufak bi dipnot belirteyim kitap okumayı hiç sewmiyorum sadece şiir kitapları okuyabiliyorum ama buna rağmen öss de 30 da 29 Türkçe neti çıkarmıştım :) Neyse...Aslında kendimden daha çok bahsetmek isterim ama şu an tam toparlayamıyorum.Blog yazmaya bırakmışken nerden heves ettin derseniz Gökyüzü Kokusu,Lacivert ojeli kız, Serrose bu blogları 5 6 aydır takip ediyorum hayatlarına misafir oldum da denilebilir.İsimleri açıklarken izin almam gerekiyomu bilmiyorum yeni üye sayıldığım için ama kendilerine gerçekten teşekkür etmek istiyorum.Yaşama sewincimin yok olduğu anlarda kendilerinin bloglarını okuyarak mutluluğu bulmaya çalıştım ve sanırım bir nebze buldum da :) Şimdilik benden bu kadar sorularınız olursa sewerek yanıtlıycam bir de blog tasarımı hakkında yardımcı olursanız minnettar kalıcam (: Kendinize iyi bakın...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
