12 Ekim 2012 Cuma

Bademcikler

Merhaba arkadaşlar.Günümün konusu görmüş olduğunuz üzere bademcikler.Küçüklüğümden beri bitmek bilmeyen boğaz ağrıları,şişlikler,penisilinler...
Bu sefer uzun zamandır yazamamamın nedeni (hatta doğum günüm geçti bi post atamadım) Bademciklerimin iltihap toplaması.Seneler önce yine aynı şey başıma geldi ilgilenmediğim için kistleşti.Şimdi sanırım o kist yeni kistler üretmek üzere yola çıktı.Doktora gittim 10 tane penisilin verdi.Geçmedi geçmedi...Bugün bi daha gittim kedi besliyosun acaba onun tüylerinden bir tümör mü  oluşturdu boğaz dedi ve beni uzman hekime yönlendirdi.Uzman hekimde yemek artıkları bademcik üzerinde birikmiş dedi ama çözüm önerisi sunmadı :S Peki napıcam ben dediğimde de alırız ya olmazsa gibi bi cevap verdi ama malumunuz bu ameliyat genelde 5 yaştan başlayıp 15 yaşa kadar yapılan 15 yaş üstünde çeşitli riskleri barından kolay görünmesine rağmen yaş ilerledikçe zorlaşan bi ameliyat ve bende 22 yaşındayım.Usull usul ayrıldım odasından arkama bile bakmadan.Kan tahlillerim alındı pazartesi sonuçları vericeklermiş daha önce bakterinin sebep olduğu anlaşılmıştı.Bakalım bu sefer ne çıkıcak :( Bu sonuçlarla birlikte yeni bi uzman hekime daha görünücem ve ameliyatsız kistleri kazıtıcam sanırım.(Bir ara doğum günümün postunu da yazıcam doğum gününde takılı kaldım yalnız.Sewgilimin getirdiği şarabı içemedim 10 gün ondan ukde oldu galiba :P )
Şimdilik hiç sewmesem bile bol bol çay tüketiyorum boğazlarımın yumuşaması için iştahım da kesildi bi hayli bu mevsimde inanılması güç ama en güzelinden portakal da buldum (hiç meywe sewmem ama portakal,çilek ve mandalinaya son 2 senedir takındım oluştu :) )
Bir de o arasaydı iyiydi 1 haftadır kapadı telefonunu küstü gitti.Benim naz yapmam lazımken suçluyken kendileri bi de tavır pozlarına girdi.Kısacası Tanrı bana sabır selamet versin yoksa benim işim zoooorrr çok zorrrr :(

28 Eylül 2012 Cuma

Son Bir Şans

Son dedi bu son...Bana son bir şans daha wer.Ağlıyordum ağlıyordu.Ayrılığa hazır değildim.Ama ya uğradığım ihanetler seni ben nasıl affederim.Benim suçlarım benim hatalarım benim ailem.İstersen ailemi yok sayarım.İstersen şehrine taşınırım.Sen nasıl istersen öyle olsun ? Ya da yarın numaramı değiştirip çekip gideyim ? Bana bir cevap wer dedim sana ! Koca bir suskunluk içindeyim ben ondan ayrılmaya onsuzluğa hazır değilim.Ben bencil miyim ? 3 sene bu koskoca 3 sene...Bilmem kaç bin kilometre.Sahi bu içtiğimiz kaçıncı kahve ?
Sana aşık değilim ama sana herşeyden çok değer wermedim mi ben ? Söylesene ya neden ben ?
Yanlış anlaşılmasın başka bir kadın başka bir ten başka bir koku değil bizim mücadelemiz.Başka çok başka...Onu kaybetmemek için sadece bir kaç saatim war.Akreple yelkowan o kadar hızlı raks ediyor bir kaç saat ne  ki ? Hiç arkadaşım yok yalnızım diye ben senin yaptıklarını nasıl affedeyim bana söylesene derken iç sesim, birden durdum we gözyaşlarımı sildim.Aynaya baktım.Sen yalnız bir kadınsın o yanındayken de değilken de...Onsuzlukla mücadele edebilecek gücün war söylesene bu ısrar niye ? Sewiyorsun da itiraf mı edemiyosun kimseye ?

Herşeyin üzerine yemin ederim ki bu son dedim bu son Peki sewgilim dedi inan bana ki  bu son...

22 Eylül 2012 Cumartesi

Yosun


Merhabalar.merhabalar.Yine uzun bir ara yine ihmal biliyorum benden blog yazarı falan olmaz.Sıkıldım öylesine sıkıldım ki yazayım dedim.Dün beni üzücek dünya için küçük ama benim için çok büyük bi olay yaşandı.Kızım yani Yosunum ewden kaçtı.İlk başlarda farketmedim.Yan komşumuzun ewine gider gelir gezer geri dönerdi.Ama dün akşam dönmedi.Bir baktım komşumuzun arka penceresi de açık ordan kaçıp gitmiş.O an başımdan aşağı kaynar sular döküldü.Öldüm öldüm de dirilemedim sanki.Sokak sokak cadde cadde aradım.Yosun biraz hırçın bir kedidir ama gözlerimin içine baktığında ne demek istediğimi anlar çok akıllıdır ama biraz çekingendir de. Araba sesleri,süpürge seslerinden çok korkar siner bi köşeye.Soğuğa hiç dayanamaz bana küs bile olsa üşümüşse mutlaka gelir yanıma.Ne yapar ne eder dışarlarda kendi mamasını bile yemiyoken dışardan nasıl yiyebilir ?Kısırlaştıramamıştım da lanet olsun elimde para da yoktu keşke kısırlaştırsaydım bulsaydım bi kaç arkadaştan diycem benim arkadaşım yok böyle sorular kafamda dolaştı durdu.Delirme noktasına geldim.O gün hiçbişey yemedim üzüntümden ağlama krizlerimden.Bizim arka tarasa çektim bir sandalye çıktım üstüne Yosuuuuuunnnn Mıııırrrrrrr diye bağırmaya başladım.Gelmedi.Gitti.Terketti.Gözlerim şiş bi waziyette gece 3 civarı uyumaya gittim.İlk işim ertesi gün belediyeye haber wermek olcaktı ilgilenmezler biliyorum ama umut işte.Ya da bulana ödül vercektim tabiki maaş zamanı :( Çewredeki bütün dükkanlara da haber saldım. Ben çok dua etmem ama edersem de işten ederim tüm samimiyetimle we dua etmeye başladım derken bi tıkırtı duydum tarastan.Hawada burda nasıl soğuk bütün evin camları kapıları açtım Yosunu bekliyorum.Tıkırtının olduğu yere koştum.Elimde de fener baktım sarı hamile bir kedi Yosun değil :(( Bi daha ağladım. Sonra bi mırrrrr sesi duydum bu benim bebeğimin sesiiiii. Başladımgecenin 3 ünde Yosuuuunnn kızım diye bağırmaya.Bi baktım çıktı geldi.Hiçbişey yememiş.Ona öyle bi sarıldım ki...Hemen mamasının başına koştu 1 tabak yemi bitirdi.Olduğundan biraz daha hırçınlaşmıştı.Acaba Yosun değil mi derken patisine baktım.Doğuştan gelen lekesi duruyodu orda bi daha sarıldım.Öptüm.Bir daha beni asla bırakma dedim mıırrrr dedi :)) Bu sanırım tamam demek.Bir daha anne sözü dinlerim demek.Umarım sana bir kaç tane Torun getiriyorum demek değildir :S Çünkü bakamam :((
Sokağa da atamam.Weterinere daha hiç gitmedi 2 yaşında.Eleştirilebilirim biliyorum ama inanın elimde değildi birgün belki sebeplerini uzun uzun anlatırım.Şimdi kızımın birkaç fotosunu paylaşmak isterim :)

 














Weee son olarak kızımla ben :) Babası uzaklarda çok uzaklarda...



30 Temmuz 2012 Pazartesi

Hatun acıkırsa :)

Malumunuz üzere diyetteyim epey de kilo werdim ama daha uzun bir yol war gecenin bu wakti midem açlıktan isyan bayrağını çekmişken aklıma saçma sapan bi tarif geldi.Aslında bunun bi benzerini yan komşumuz söylemişti ama Tılsım ben sana tarif werdim manyaklık et demedim derdi eminim birazdan yayınlayacağım fotoğrafı gördüğünüzde.Tarif şöyle soğuktan donmuş zawallı kepek ekmeklerini ew yapmı yoğurtla yumuşattım üzerine peynirleri yerleştirdim (ufalanmış peynire bayılırım öhöm :) ) We son olarak ta en sewdiğim tek faworim olan baharatı yani kekiği serptim 3 dilim yedim pişmanım yemez olaydım ne wardı 2 dilim yiyeydin değil mi ? DEĞİL !
 NOT: Demin tartıldım bunlar bana 600 gr mal olmuş ama 2 saat sonra yürüyüşe gidicem eritirim nasılsa :) Makarna yesem 400 gr alıyorum yalnız bu da ilginç :)

20 Temmuz 2012 Cuma

Wazgeçemem...

Mutlu değilim bu aralar.Herkesten,herşeyden...Wazgeçmek isteyip te wazgeçemediklerim o kadar acıtıyor ki canımı...Ne yapsam ne etsem nereye gitsem biliyorum ki duygularım hep benimle.Hiçbir faydası olmayacak.İşte bu durumumu en iyi anlatan şarkı.Kıraç'a olan hayranlığımı mutlu olduğum bir günde size uzun uzun anlatırım.Lise yıllıklarına bile geçmiştim...Neyse benden şimdilik bu kadar...


                                    Wazgeçemem yarım kaldı canım diyemem...

15 Temmuz 2012 Pazar

İşte ben böyle bir hal içindeyim :)

Merhaba arkadaşlar.İki gündür bunaltıcı sıcaklar yüzünden bilgisayarı açmaya bile erinir oldum.Ama yine de bir kaç fotoğraf çekmeye çalıştım.:) Dün akşamüstü saatlerinde çok sewdiğim manevi abimle buluştuk.Sohbet ettik.Uzun zamandır görüşmüyorduk iyi oldu.İsterseniz çalıştığım derslerin resmiyle başlayıp diyet yemeğimin resmiyle devam edip güzel bir hediyeyle bu yazıyı sonlandıralım ne dersiniz ? :)

Daha önce bahsettiğim üzere açık öğretim de dewam ediyorum eğitimime bunlar da hukuk çalışırken ki görüntüler Biraz dağınık çalışırım ben :))

Uyumadığım gecenin sabahında yaptığım sabah kahwaltısı :) İki dilim kepek ekmeği arasına peynirle yapılmış tost.Üzerinde kesinlikle yağ yok :) Tost makinesi olmadığı için tavada küçük bir tabakla bastırıyorum ben normal tostlar içinde deneyebilirsiniz.Wee çayım şeker den kısamıyorum ben en az 2 küp şeker atıyorum canım sağolsun:)

Diyet görüntüsüne aykırı biliyorum ama 2 saatlik bir akşam yürüyüşü ile yemek yemeyerek telafi ettim :))) Gerçektennnn :))

İçtiğim en güzel limonatalardan biriydi biraz ekşiydi ama ne yapalım :)

Weee en güzelini sona sakladım :) Abimle mağazaları gezerken gözümüz Koton da bu kolyeye takıldı.Abim de bu güzel kolyeyi bana hediye etti.Gerçekten çok mutlu oldum :) Benim kalpli şeylere düşkünlüğüm war biraz.Okuldayken de çoğu arkadaşım bana aşk kadını derdi.:)Bu uğurda az şiirler yazmadım :)Bu güzel kolyeyi hediye ederken umarım hakeden bi insan o anahtarla kalbinin kilidini açar dedi gerçekten duygulandım :) Aynı okuldan 3 senedir çıktığım bir erkek arkadaşım war. Aslında bahsetmek istemiyodum ama içimden geldi.Çok üzdü,çok kırdı ve anladım ki kalbin sahibi hiçbir zaman o olamayacak...
Neyse umarım yazımı beğenmişsinizdir :)








10 Temmuz 2012 Salı

Taze meywe tabağı (:



Merhaba arkadaşlar bugün size geçmiş zamanlarda yaptığım meyve tabağını göstermek istedim.Aslında meyveyle hiç aram yok hatta hiç sewmem dedenilebilir ama bu misafirlere meyve çıkarmayacağım anlamına da gelmez tabi ki :)

Bu ikinci tabağı da anneme süpriz olarak hazırlamıştım.Şekilleri ise kurabiye kalıbıyla yaptım.Umarım beğenmişsinizdir. :)